AZİM DOLU BİR HİKÂYE
Röportaj: Hatice Çekil
Fotoğraf:
Hüseyin Aydın’ın Aile Albümü
Azminin
ve İradesinin Kuvvetiyle Örnek Olacak Biri Hüseyin Aydın
-Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Nüfus
kağıdına göre 08.02.1969 Mudanya doğumluyum. Ama tabi gerçek yaşım belli değil,
evlatlık olduğumdan dolayı bir sene sonra nüfus kâğıdı aldıklarını düşünüyorum.
Öz annemin anlattığı kadarıyla hasat zamanında yani ağustos ayında doğmuşum. 54
yaşındayım, 4 çocuklu bir aileden geliyorum, dedemler Bulgaristan’dan
göçmüşler. Biraz karışık ailem öz amcam babam oluyor yani “kardeşi abisine
çocuğunu, beni vermiş.” Amcamın sonradan çocuğu olmuş. İkinci ailemden bir de
üvey kardeşim var. Çocukluğum çok zor geçti bu konulara pek girmek istemiyorum.
Şartlar yüzünden öğrenimime lise 1. Sınıfta son verdim. Şimdi mutlu bir ailem
var. Eşim, 4 oğlum bir gelinim ve bir torunum var.
(Hüseyin Aydın’ın Evlatlık Olduğu Ailesi)
(Hüseyin Aydın’ın
Oğulları, Gelini ve Eşi)Hatalarımdan Ders Aldım
-Sizde iz bırakan
büyükleriniz ya da örnek aldığınız kişiler oldu mu?
Benim için en büyük şey hatalarımdan ders almak oldu. Hayatımda örnek aldığım herhangi bir insan olmadı. Bir hatayı ömrüm boyunca ikinci kere yapmamışımdır. Bir hatayı bir kez yaptığımda hata olduğunu anladığım an o hatadan dönmüşümdür ve bir daha tekrarlamamışımdır.
(Dondurma Fabrikasında Çalıştığı Zamanlardan Bir Kare)
(Otobüs Hattında Çalıştığı Zamanlardan Bir Kare)
-İlk işe giriş hikayeniz nasıl oldu?
İlk işe giriş hikayem 1992 yılında başladı. Fakir ve aynı zamanda evlatlık olduğum bir ailede büyüdüğümden kaynaklı kendi hayatımı tırnaklarımla kazıyarak hazırladım. Hayatı öngördüğüm için 17 yaşımda fabrikada işe başladım. Çocukluğumda dondurma fabrikasında ustabaşıydım, dondurma yapıyordum. Belli bir süre orada çalıştıktan sonra dondurmacılık işinden ayrıldım ve bir pres fabrikasında işe başladım. Orada yaklaşık otuz tane pres makinası vardı. Makinaların bükmesini, kesmesini, oluşum aşamalarını kontrol ediyordum. Baktım kendi kendime sabit bir ücretle hayatta bir şeye sahip olamayacağımın farkına vardım. Üvey babamın bize bıraktığı tek miras, pazarlarda limonata satmak oldu. Aldım limonata ibriğini sırtıma pazartesi Orhangazi, salı Yenişehir, çarşamba İznik, perşembe İnegöl, cuma Karamürsel, cumartesi Yalova, pazar Araba Pazarı… Bu şekilde kendime sermaye yaptım. İlk yerleşik dükkanımı Bursa Merkez garajının orada bir çay ocağı açmak oldu.
(Pres Fabrikasında Çalıştığı
Zamanlardan Bir Kare)Başında Bulunmadığın Bir İşte Başarılı Olamazsın
-Girişimleriniz hep istediğiniz gibi mi gitti? Karşılaştığınız zorluklar oldu mu?
Otobüsçülük
işine giriştim, istediğim gibi gitmedi. Başta iyi başladı, sonra şoförüm kaza
yaptıktan sonra hayatta şunu öğrendim: başında bulunmadığın bir işte başarılı olunmayacağını.
Hayattaki bu çıkarımımdan sonra buna göre kendime yön çizdim.
İşlerimdeki Büyümde
En Büyük Etken Benim Olmadığım Yerde Benden Birilerin Bulunması
Bursa Kapalı Çarşı mevkiinde Ulu Camii’nin altında bulunan Uzun Çarşıda tarihi Fidan Han’da bir kafeterya işletiyorum. 25 masadan oluşan 100 kişilik bir kapasitesi var. Burada meşhur isli kahvemiz var. Bu kahve direk özel fincanlarda pişiriliyor. Eskişehir mutfağına ait çiğ börek çıkarıyoruz ve oldukça iyi bir talep var (mantı, gözleme ve normal kafeterya ürünleri de mevcut). Bursa Temenyeri’nde bir kafeteryamız daha mevcut. Çalışmayı sevdiğimizden dolayı yazın incir alıyoruz. İnciri ihracat amaçlı toplayıp satıyoruz. İncir toplarken mevsimlik işçilere de istihdam sağlıyoruz. Mahzenlerimiz var zeytin basmak için 20 tonluk bazen 30 tona kadar çıkabiliyoruz. Bugün hava şartlarından dolayı zeytin toplamaya gidemedim normalde düzenli olarak Bursa Orhangazi’ye bağlı Karsak Köyü’nde zeytin toplamaya gidiyoruz yine incirde olduğu gibi burada da işçilere istihdam sağlıyoruz. Kendi ürünlerimi sattığım pazar yerim var. Çok zor şartlarda buraya geldim başta en büyük oğlum bile bana güvenmedi, bu işlerle bir yere varamayacağımızı düşünerek uzman çavuş oldu. Ama ben hayattaki tecrübelerime dayanarak doğru gördüğümden vazgeçmedim ve asla pes etmeden devam ettim. Dört tane oğlum var ikinci oğlumla beraber çalışmaya başladık. İşleri beraber yürüttük. İşler büyüyünce bütün çocuklarımı yanıma aldım. Hep beraber işleri yürüttük. Her zaman söylerim, işerimdeki büyümede en önemli etken benim olmadığım yerde benden birlerinin bulunmasıydı. Çocuklarla toplandık işlerin ucundan beraber tuttuk, işleri sevdiler. Şu an hayatımdan ve işlerimden çok memnunum şükürler olsun.
(Zeytin Hasadından Bir
Kare) -Bu işlere başlama kararını nasıl verdiniz?
Han
bölgelerinde kafeterya işlerinde yazın iş yapılabiliyor, kışın ise işler
duruluyor bunu göz önünde bulundurarak işlere başladık. Bu sefer de yazın para
kazanıp kışın yiyorduk ne yapsak diye düşündüm. Zeytin ağaçlarım vardı az
miktarda ama toplayacak insan bulamıyordum. Sonardan çevrem genişledikçe işçi
sorununu da hallettim. Zeytin işine 200 ağaçla başladık işlerin üzerine
kattıkça ilerledik ve şu an 3500 ağaçtan zeytin topluyoruz. Siyah incir
konusunda çevremde bu işle uğraşan çok kişi vardı ama herkes küçük çaplı
yapıyordu. Pazar yerlerimde başka ürünler satmaktansa kendi ürünlerimi satma
kararı verdim. İlk etapta 50 tane toplamalık siyah incir ağacı aldım daha
sonrasında 250 ağaca çıkardım. İşlerime her zaman yaptığım gibi etrafı analiz
ederek başladım. İsli kahve konusunda handa işlettiğimiz kafeteryamızın komşusu
yapıyordu. Bu işin tutacağını düşündüm ve kahve fincanlarının pişerken güzel
oturması için bir aparat yaptırdık. Kahvenin fincanda pişmesi için Suriye’den
ısıya dayanıklı özel fincanlar getirttik. İşimizi özenerek yaptık ve hizmete
sunduk. Yaptığımız işlere talebin artmamasının en büyük sebebi bu işleri özenle
yapmamızdan geçiyor. Bir kartopu misali giderek büyüdük.
İnanç ve Azim Kadar Doğru Yer ve Doğru Zaman da Çok Önemli
-Bugünlere geleceğinizi düşünüyor muydunuz?
Bugünler geleceğimi düşünüyordum. Bugünlere
geleceğimi 14-15 yaşımdan itibaren biliyordum. Hemen bugünlere gelmedik. Mesela
1999’da krizden dolayı battık. Ama dediğim gibi hep yaptığım hatalardan ders
çıkardım. İnanmıştım, biliyordum, azimliydim. İnanç ve azim kadar doğru yer ve
zaman da çok önemli. Şans da var işin içinde ama insan kendi şansını kendi
yaratır.
-Kendi çocuklarını
da kendi yanında yetiştirmiş biri olarak gençlere girişimcilik hakkında
tavsiyeleriniz neler olurdu?
Değenlerine
bağlı olup çalışkan olmaları gerekiyor. Bu soruyu sorunca aklıma eski hatalarım
yanlışlarım geldi duygulandım biraz. Başarılı olmak için sadece okumak yetmiyor
aynı zamanda pratik de çok önemli. Hatalardan ders çıkarmalılar, gözlem
yapmaları gerek. İnanç, irade, doğru yer doğru zaman bunlar önemli etkenler.


Yorumlar
Yorum Gönder